GAZETECİLİK Mİ, TETİKÇİLİK Mİ?
Gazetecilik; bir iddiayı, bir duyumu alıp fütursuzca servis etmek değildir. Aksine gazetecilik; o haberi yapmadan önce tüm bilgi ve belgelere sahip olmak, gerçeğin peşinde iğneyle kuyu kazmaktır. Eğer bir haberin altında imza varsa, o imzanın altında da kapı gibi belgeler ve teyit edilmiş bilgiler olmalıdır. Aksi takdirde yapılan iş, kamuoyunu bilgilendirmek değil, en hafif tabiriyle "çamur atmaktır."
Bugün gelinen noktada, ne yazık ki "kulaktan dolma" bilgilerle, doğruluğu teyit edilmemiş "fısıltı gazetesi" söylemleriyle şehir yönetenlerine, mülki amirlere, siyasilere, bürokratlara ve bu şehre katma değer sağlayan iş insanlarına hoyratça saldırmayı "habercilik" sananlar var. Şunu net bir şekilde koyalım.Belgesiz, bilgisiz ve sadece kişisel hırslara dayanarak birilerine "sallamak" gazetecilik değil, düpedüz tetikçiliktir.
Klavye başına geçip, elindeki yanlış verilerle bu şehrin değerlerine ve insanlarına saldıranlar, "Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" diyerek adeta bir tehdit dili oluşturmaya çalışıyorlar. Ancak unuttukları bir şey var: Geçmiş, kimsenin yakasını bırakmaz. Eğer birileri gerçekten "yaptıklarından" bu kadar eminse, o dört duvar arasına çekilip, daha önce imza attıkları işleri, girdikleri ilişkileri ve bıraktıkları izleri bir kez daha düşünmelidir. Gerçek aynaya bakma cesareti gösterildiğinde, o "teminatın" ne kadar boş olduğu gün gibi ortaya çıkacaktır.
Bir de işin teknik ve vizyon boyutu var ki, o evlere şenlik. Görüntülü haberlerin altına yüksek volümlü müzikler koyup etkileyicilik yaratmaya çalışmak, yenilikçilik değil, mazide kalmış bir alışkanlıktır. Biz o yöntemleri zaten 90’lı yıllarda yapıyorduk. Haberin gücü müziğinde değil, içeriğinde, dürüstlüğünde ve belgesindedir. Sesi ne kadar açarsanız açın, yalanın ve iftiranın gürültüsü gerçeği bastıramaz.
Sonuç olarak; kalemini bir silah gibi kullananlar şunu bilmelidir ki; bu şehir de bu halk da kimin gerçekten kamu yararı için yazdığını, kimin ise birilerinin hesabına tetikçilik yaptığını çok iyi biliyor. Gazeteci belgesiyle konuşur, tetikçi ise gölgesinden korkarak çamur atar.
Takdir, her zaman olduğu gibi sağduyulu kamuoyunundur.
Ekleme
Tarihi: 18 Nisan 2026 -Cumartesi
GAZETECİLİK Mİ, TETİKÇİLİK Mİ?
Gazetecilik; bir iddiayı, bir duyumu alıp fütursuzca servis etmek değildir. Aksine gazetecilik; o haberi yapmadan önce tüm bilgi ve belgelere sahip olmak, gerçeğin peşinde iğneyle kuyu kazmaktır. Eğer bir haberin altında imza varsa, o imzanın altında da kapı gibi belgeler ve teyit edilmiş bilgiler olmalıdır. Aksi takdirde yapılan iş, kamuoyunu bilgilendirmek değil, en hafif tabiriyle "çamur atmaktır."
Bugün gelinen noktada, ne yazık ki "kulaktan dolma" bilgilerle, doğruluğu teyit edilmemiş "fısıltı gazetesi" söylemleriyle şehir yönetenlerine, mülki amirlere, siyasilere, bürokratlara ve bu şehre katma değer sağlayan iş insanlarına hoyratça saldırmayı "habercilik" sananlar var. Şunu net bir şekilde koyalım.Belgesiz, bilgisiz ve sadece kişisel hırslara dayanarak birilerine "sallamak" gazetecilik değil, düpedüz tetikçiliktir.
Klavye başına geçip, elindeki yanlış verilerle bu şehrin değerlerine ve insanlarına saldıranlar, "Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır" diyerek adeta bir tehdit dili oluşturmaya çalışıyorlar. Ancak unuttukları bir şey var: Geçmiş, kimsenin yakasını bırakmaz. Eğer birileri gerçekten "yaptıklarından" bu kadar eminse, o dört duvar arasına çekilip, daha önce imza attıkları işleri, girdikleri ilişkileri ve bıraktıkları izleri bir kez daha düşünmelidir. Gerçek aynaya bakma cesareti gösterildiğinde, o "teminatın" ne kadar boş olduğu gün gibi ortaya çıkacaktır.
Bir de işin teknik ve vizyon boyutu var ki, o evlere şenlik. Görüntülü haberlerin altına yüksek volümlü müzikler koyup etkileyicilik yaratmaya çalışmak, yenilikçilik değil, mazide kalmış bir alışkanlıktır. Biz o yöntemleri zaten 90’lı yıllarda yapıyorduk. Haberin gücü müziğinde değil, içeriğinde, dürüstlüğünde ve belgesindedir. Sesi ne kadar açarsanız açın, yalanın ve iftiranın gürültüsü gerçeği bastıramaz.
Sonuç olarak; kalemini bir silah gibi kullananlar şunu bilmelidir ki; bu şehir de bu halk da kimin gerçekten kamu yararı için yazdığını, kimin ise birilerinin hesabına tetikçilik yaptığını çok iyi biliyor. Gazeteci belgesiyle konuşur, tetikçi ise gölgesinden korkarak çamur atar.
Takdir, her zaman olduğu gibi sağduyulu kamuoyunundur.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.