Siyasetin “Teferruat” Olduğu Nokta: Nevşehir Milliyetçiliği
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, bugün başlattığı 500 milyon liralık dev altyapı ve üstyapı hamlesiyle sadece şehrin yollarını ve borularını değil, siyasetin kemikleşmiş ezberlerini de yerinden oynattı. Konuşmasının her bir cümlesi, Ankara koridorlarında yankılanacak cinsten; samimi, sarsıcı ve bir o kadar da "şehrin içinden."
Partiler mi, Memleket mi?
Arı’nın konuşmasındaki en kritik eşik, seçildiği İYİ Parti dahil tüm siyasi yapıları "Nevşehir söz konusu olduğunda teferruat" ilan etmesiydi. Bu, sıradan bir siyasetçinin kolay kolay göze alamayacağı bir resttir. Genel merkezlerin belirlediği "parti disiplini" yerine "Nevşehir disiplini"ni koyan Arı, aslında şunu söylüyor: "Benim makam garantim Ankara’daki yöneticiler değil, Nevşehir’deki vatandaşın rızasıdır."
"Yolunda A.Ş." Eleştirisi ve Acı Gerçekler
Başkanın "Yolunda A.Ş." benzetmesiyle yaptığı eleştiri, Türkiye’deki yerel siyasetin en büyük hastalığına neşter vuruyor. Sırf adaylığı garanti altına almak için genel merkezlere şirin görünme çabasını, "cebe ve makama bakmak" olarak tanımlayan Arı, siyasetçinin asıl patronunun halk olduğunu sert bir dille hatırlatıyor. Nevşehir’in kurtuluş reçetesini ise net çiziyor: Kutuplaşmayı bırakıp, şehir menfaatini partinin önüne koymak.
Teşekkür Beklemeyen Ama Sitem Eden Bir Adalet
Rasim Arı’nın paylaştığı veriler oldukça çarpıcı. Tatlarin’den Kozaklı’ya, Gülşehir’den Yazıhüyük’e kadar partisine bakmaksızın uzatılan yardım eli; belediye imkanlarının %70’inin Cumhur İttifakı belediyelerine gitmiş olması, "ayrıştırmıyoruz" sözünün altını dolduruyor.
Ancak buradaki "sitem" haklı bir zemine oturuyor: "Teşekkür gelmedi, çünkü korkuyorlar."
Başkanın bu çıkışı, siyasetin insani nezaketin ve hizmet dayanışmasının önüne geçtiği o karanlık noktayı deşifre ediyor. İl başkanlarından veya milletvekillerinden çekinildiği için halka hizmet getiren birine teşekkür edilememesi, Arı’nın deyimiyle "siyasetin işine gelen ama şehrin sırtını yere getiren" bir durumdur.
Sonuç: Laf mı, İcraat mı?
Arı’nın "Şehir milliyetçiliği lafla olmaz, bedel ödeyerek olur" vurgusu, önümüzdeki dönemin siyasi iklimini belirleyecektir. Bugün dökülen asfalt kadar, bu siyasi duruşun da Nevşehir sokaklarında karşılık bulacağı aşikâr.
Başkan Arı, Nevşehir’de siyasetin seviyesini "ideolojik kavgadan" alıp "icraat yarışına" çekmeye çalışıyor. Eğer bu "Nevşehir menfaati" anlayışı şehirdeki diğer aktörler tarafından da kabul görürse, Arı’nın dediği gibi; bu şehrin sırtı bir daha yere gelmez.
Görünen o ki; Rasim Arı sadece belediyenin kasasını değil, şehrin siyasi iradesini de Nevşehirli’nin emrine amade kılmış durumda.
Ekleme
Tarihi: 07 Nisan 2026 -Salı
Siyasetin “Teferruat” Olduğu Nokta: Nevşehir Milliyetçiliği
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, bugün başlattığı 500 milyon liralık dev altyapı ve üstyapı hamlesiyle sadece şehrin yollarını ve borularını değil, siyasetin kemikleşmiş ezberlerini de yerinden oynattı. Konuşmasının her bir cümlesi, Ankara koridorlarında yankılanacak cinsten; samimi, sarsıcı ve bir o kadar da "şehrin içinden."
Partiler mi, Memleket mi?
Arı’nın konuşmasındaki en kritik eşik, seçildiği İYİ Parti dahil tüm siyasi yapıları "Nevşehir söz konusu olduğunda teferruat" ilan etmesiydi. Bu, sıradan bir siyasetçinin kolay kolay göze alamayacağı bir resttir. Genel merkezlerin belirlediği "parti disiplini" yerine "Nevşehir disiplini"ni koyan Arı, aslında şunu söylüyor: "Benim makam garantim Ankara’daki yöneticiler değil, Nevşehir’deki vatandaşın rızasıdır."
"Yolunda A.Ş." Eleştirisi ve Acı Gerçekler
Başkanın "Yolunda A.Ş." benzetmesiyle yaptığı eleştiri, Türkiye’deki yerel siyasetin en büyük hastalığına neşter vuruyor. Sırf adaylığı garanti altına almak için genel merkezlere şirin görünme çabasını, "cebe ve makama bakmak" olarak tanımlayan Arı, siyasetçinin asıl patronunun halk olduğunu sert bir dille hatırlatıyor. Nevşehir’in kurtuluş reçetesini ise net çiziyor: Kutuplaşmayı bırakıp, şehir menfaatini partinin önüne koymak.
Teşekkür Beklemeyen Ama Sitem Eden Bir Adalet
Rasim Arı’nın paylaştığı veriler oldukça çarpıcı. Tatlarin’den Kozaklı’ya, Gülşehir’den Yazıhüyük’e kadar partisine bakmaksızın uzatılan yardım eli; belediye imkanlarının %70’inin Cumhur İttifakı belediyelerine gitmiş olması, "ayrıştırmıyoruz" sözünün altını dolduruyor.
Ancak buradaki "sitem" haklı bir zemine oturuyor: "Teşekkür gelmedi, çünkü korkuyorlar."
Başkanın bu çıkışı, siyasetin insani nezaketin ve hizmet dayanışmasının önüne geçtiği o karanlık noktayı deşifre ediyor. İl başkanlarından veya milletvekillerinden çekinildiği için halka hizmet getiren birine teşekkür edilememesi, Arı’nın deyimiyle "siyasetin işine gelen ama şehrin sırtını yere getiren" bir durumdur.
Sonuç: Laf mı, İcraat mı?
Arı’nın "Şehir milliyetçiliği lafla olmaz, bedel ödeyerek olur" vurgusu, önümüzdeki dönemin siyasi iklimini belirleyecektir. Bugün dökülen asfalt kadar, bu siyasi duruşun da Nevşehir sokaklarında karşılık bulacağı aşikâr.
Başkan Arı, Nevşehir’de siyasetin seviyesini "ideolojik kavgadan" alıp "icraat yarışına" çekmeye çalışıyor. Eğer bu "Nevşehir menfaati" anlayışı şehirdeki diğer aktörler tarafından da kabul görürse, Arı’nın dediği gibi; bu şehrin sırtı bir daha yere gelmez.
Görünen o ki; Rasim Arı sadece belediyenin kasasını değil, şehrin siyasi iradesini de Nevşehirli’nin emrine amade kılmış durumda.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.